HACI BEKTAŞ VELİ, SEVGİ VE HOŞGÖRÜ-Güvenç Gürses

Dünya tarihine bakacak olursak savaşların din, sömürü ve çıkar nedeniyle olduğunu görürüz. Yapılan savaşların sonunda kuvvetli olan taraf zayıf tarafı yenmiş, yendiği tarafı hem sömürmüş hem de işgal ettiği yerlerde yaşayan halka/halklara korku salmıştır.
Korku, yalnız kuvvetli tarafın zayıf tarafa hissettirdiği bir duygu değildir. İnsanlık tarihine bakacak olursak dinlerin de insanlara korku yolu ile hükmetmeye çalıştıklarını görmekteyiz.
Bilindiği üzere korkunun tersi sevgidir. Korkuya karşı savaş açmış ve tarih boyunca korku ile mücadele etmiştir. Korku, erk gücünü elinde bulunduranlar tarafından kullanılırken, sevgi gönül gücünü tercih etmiştir.
Anadolu coğrafyasına baktığımızda korku gücünü sömürenlerin sömürülenler için kullandıklarını, sevgi gücünü ise gönül dostlarının kullandıklarını, Anadolu’da sevgi gücünü kullanan şahsiyetlerin halkın yanında, halkla beraber olduklarını görürüz. Yunus Emre, Nasreddin Hoca, Hacı Bektaş Veli bu kesimdeki en iyi örneklerdir.
Hacı Bektaş, engin hoşgörüsü sayesinde insanların gönlüne girmeyi bilmiştir. Onun hayatı incelendiğinde sevginin ve hoşgörünün çok ciddi bir yeri olduğu görülecektir. Yetmiş iki millete bir nazarda bakmak, zorlama ve şiddetten sakınmak, kendi nefsini terbiye etmek, “ben” duygusunu yenmek, alçak gönüllü olmak; iftira, kıskançlık, kibir ve dedikodudan uzak durmak Hacı Bektaş Veli ve onun yolundan gidenlerin temel felsefesi olmuştur. Hacı Bektaş Veli için “Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir.”
Hacı Bektaş Veli anlayışında sevgi ve hoşgörünün önemli bir yer tutmaktadır. Ona göre sevgi yalnız insanlara değil, tüm varlıklara gösterilmelidir.
Hacı Bektaş Veli;
“Sevgi muhabbet kaynar yanan ocağımızda
Bülbüller şevke gelir gül açar bağımızda
Hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda
Aslanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda.”
Diyerek, tüm canlılara sevgi duyması gerektiğini ve sevginin her derdin çaresi olduğunu vurgulamış, “Her Ne Ararsan Kendinde Ara”, “Gönül Ek Gönül Biçesin”, “Düşmanınızın Dahi İnsan Olduğunu Unutmayınız”, “İncinsen de İncitme”, “Nefsine Ağır Geleni Kimseye Tatbik Etme” sözleriyle de sevgi ve hoşgörüyü temel prensip haline getirmiştir.
“Hacı Bektaş Veli bütün insanları sevmeyi, başkalarını ayıplamamayı insan olmanın koşulu olarak kabul eder” (Öztürk, 1995: 118). “Bütün sözlerinde iyi ahlâklı ve hoşgörü sahibi olmayı telkin etmiş, bütün dünya insanlarını kaynaştırmayı, aralarında dostluk ve kardeşlik bağları oluşturmayı hedeflemiştir. Kendine düşmanlık besleyenlere bile sevgi ve hoşgörü ile yaklaşmıştır” (Aykan, 2000: 229).
Hacı Bektaş Veli, bugünün evrensel değerlerini asırlar önce söyleyen, kin ve nefret yerine sevgiyi ve hoşgörüyü temel ilke edinen; dini, mezhebi, rengi ne olursa olsun tüm insanları bir arada yaşatmanın “iyi” olmaktan ve sevgiden geçtiğini gösteren bir halk önderidir.
Hacı Bektaş Veli ömrü boyunca barış ve huzur içerisinde yaşanması için çabalamıştır. Savaşların, kavga ve kötülüklerin terk edilerek sevgi ve hoşgörü içerisinde yaşanması için mücadele etmiştir.
Hacı Bektaş Veli Anadolu kültürünün oluşmasındaki temel taşlardan biridir. Yazımızı Anadolu kültüründen bir örnekle bitirelim;
“Adamın biri kirli işlerden para kazanıp, bununla kendisine bir inek satın alır. Ancak bir süre sonra, yaptıklarından pişman olur. Günaha girdiğini düşünür ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için, ineği Hacı Bektaş Veli’nin dergâhına kurban olarak bağışlamak ister.
Artık iyi bir insan olmak isteyen adam, içinde bulunduğu durumu, vicdan azabı ile Hacı Bektaş Veli’ye anlatır ve ineği dergâha bağışlamak istediğini söyler. Ancak Hacı Bektaş Veli, “Kirli işlerden kazanılmış parayla alınan bu inek helal değil” diyerek bu kurbanı geri çevirir. Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve aynı durumu Mevlana’ya anlatır. Mevlana ise bu hediyeyi kabul eder. İki farklı tavır karşısında şaşıran adam aynı şeyi Hacı Bektas Veli’ye de anlattığını ama onun ineği kabul etmediğini söyler ve Mevlana’ya bunun sebebini sorar. Hz. Mevlana şöyle konuşur:
“Biz bir karga isek Hacı Bektas Veli bir şahindir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz, ama o kabul etmez.” Adam bu yanıta çok şaşırır. Kalkar Hacı Bektaş dergâhına tekrar gider. Hacı Bektaş Veli’ye durumu anlatır. Mevlana’nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip, bunun sebebini bir de Hacı Bektaş Veli’ye sorar. Hacı Bektaş da şöyle yanıt verir: “Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise, Mevlana’nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir, ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir.”

Güvenç Gürses

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.