DİN DİYANET ALEVİLİK SÜNNİLİK-Mehmet Özgür Ersan

              


                 
Tarihi olarak anlatırsak olaya Peygamber efendimizin ailesinin neredengeldiğiyle başlamak gerekir. İsmail Peygamber Urfa’da yaşarken birçokpeygamber gibi bir zanaatla uğraşmaktadır. Marangozdur. Put yapar veput satar. Bir gün hasta iken oğlu İbrahim Peygambere putları alıppazarda satmasını söyler.İbrahim Peygamber babasından aldığı eğitimin gereği putları burnunubin rivayete göre bir su birikintisine bir rivayete göre Urfa BalıklıGöle sokar. Halktan kişiler sen ne yapıyorsun diye ona çıkışır.Tanrılarımız başını niye suya sokuyorsun diye. Oda onlara suiçiriyorum der. Halk çıkışır hiç öyle olur mu diye. Oda cevap verirkendisine hayrı olamayanın size ne hayırı olsun diye.Ama hayatı tehlikeye girer. Ve babası İsmail Peygamber onu ArapYarımadasına götürüp ölümden kurtarır. Orada Kâbe’yi inşa eder. Yıllarsonra oğlunu merak eder ve ziyarete gelir Kâbe’nin kapısında iki çocukoynamaktadır. Bu çocuklara yanaşır. Başlarını okşar ve sorar adlarınızdiye. Kureyş ve Haşim cevabını alır.Kimin oğlusun dediğinde torunları olduğunu öğrenir. Oğlunun buradanbir Arap kadınla evlendiğini öğrenir. Bu Haşim Peygamber Efendimizindedesidir. Bu Kureyş ise Ebu Süfyan’ın dedesidir. Yıllar içinde Kabeputlarla dolmuş. İbrahim Peygamberin babasından öğrendikleribozulmuştur. Kabe’nin etrafındaki kabileler tekrar çok Tanrılıinançlara dönmüştür.Ukaz Panayırı düzenleyip aralarındaki savaşları bu kutsal günlerdebarışa döndürmektedirler. Tabiî ki bu panayırın kazancıyla güçlüzengin bir yapıları vardır. Kureyş sülalesi iktidarı uzunca bir dönemele geçirmiştir. Ama bu dönemde Haşim sülalesi de yardım severlikleriile halk gözünde büyümektedir. Abdülmuhtalip Haşim sülalesinin enbüyüğü olarak bu geleneği yaratmıştır. Oğlu Abdullah ve gelini Aminevefat edince torunu Muhammed’in sorumluluğunu üstüne almıştır.Dedesinin vefatıyla da Peygamber Efendimiz amcası Ebu Talib’inkorumasına geçmiştir.Hz. Ali’nin babası Ebu Talib babası Abdülmuhtalip gibi halkın sevgi vesaygısını kazanmış bir liderdir. Kabilelerin yöneticileri seçimle işbaşına geldiğinden olgunlaşan koşullar Ebu Talibi iktidaragetirmiştir. Bu arada Peygamber Efendimiz amcasının kervanlarınınbaşına geçmiştir. Ve halkın güvenini kazanan bir şahsiyet halinegelmiştir. Bu arada Yahudi bir haham olan Hatice Anamızın dayısıylasohbetleri bilgi alış verişi olmuştur. Hatice Anamızın dayısı olanhaham son peygamberin geleceğinin müjdelendiğini söylemiş ve tariflervermiştir. Bu tarifler Peygamber Efendimize benzemektedir.Peygamber Efendimiz Hatice Anamızla evlenmiş. Onun kervanlarınınişletmesini de yapmaya başlamıştır. Davranışlarıyla halkın sevgi vesaygısını kazanıp El Emin unvanını pekiştirmiştir. Sonunda HiraDağında kırk yaşında iken peygamberliği Kuran’ın nazil olmasıbaşlamıştır. İşte bu noktadan sonra İslam’ın çileli günleriPeygamberimizin kendine ilk inanan Ali, Hatice, Zeyd (Azat ettiğiköle) ilk Müslümanlar olmuştur.Peygamberimiz tebliğleriyle hızla insanlara ulaşan bir lider olurkenelinden iktidarı kaybeden Kureyş sülalesi şimdi de dinleri kaybedecekolmanın Kâbe’nin Ukaz Panayırı’nın geliri kaybedecek olmanın telaşıylabu yeni eşitlikçi, köleleri özgürleştiren düşünceleri boğmak içinsaldırılara başlamışlardır. Haşim sülalesinin güçlü isimleri Ebu Talibve Hamza olmasa yok etmek için bir an düşünmeyecekleri Peygamberimizeçeşitli kışkırtmalar ve saldırılar düzenlemiş Müslümanlar büyükeziyetlere uğramıştır. Peygamber Efendimiz sonunda Tanrı’nın izni ileMedine’ye hicret etmeye kara vermiştir. Gece yatağına Ali Efendimiziyatırıp erkenden yola çıkmıştır. Gece onun öldürmeye gelenleryatağında Ali efendimizi bulmuşlardır. Takipler devam etmiş. Tanrı’nıninayetiyle bir mağaraya sığınan peygamberimizi mağara girişine ağınıören bir örümcek ve yuva kuran bir güvercin kurtarmıştır.Medineli ensarlar kardeşleri sevgiyle karşılamışlardı. Medine’de İslamDevleti’nin temelleri atılmıştır. Bedir, Uhud ve Hendek SavaşıylaKureyş kabilesi dize getirilmiş. Mekke’nin fetihle Kabe’nin içindekiputlar temizlenmiş. Kabileler hızla İslam’a geçmiştir. Peygamberefendimiz 632’de veda hutbesini okuyup, halkıyla vedalaşmış ve hakkınrahmetine kavuşmuştur. Daha cenazesi kaldırılmadan iktidar kavgalarıbaşlamış. İslam’ın büyük kırılması mezheplere bölünme gerekçesi de.Peygamber sonrası devleti kimin yönetmesi gerektiği üstüne başlamıştı.Ehli Beyt ( Peygamberin Ailesi) onun naşını kaldırırken. Kureyşkabilesi büyükleri Ebu Bekir, Ömer ve Osman aralarında hangisininiktidara çıkacağını konuşuyordu. Sonunda Ebu Bekir üstünde anlaşıldı.Ardından Ömer ve Osman iktidar gelecekti.Bu birinci sebebin ardında ikinci olarak ta Peygamber Efendimizinnaşını kaldıran ailesi özellikle kızı Fatıma Anamız cenazesidefnedildikten sonra defin işlemlerine katılan çok küçük bir toplulukFatıma Anamızın evinde toplanmışlardır. Topluluk burada iken burayagelen Ömer Hz. Ali’nin Ebu bekir’in halifeliğine biat etmesiniistemiştir.  Hz. Ali kabul edilmeyince Hz. Fatıma’nın evini yakmayakalkışmış bu da yetmemiş kapının ardında Hz. Fatıma’nın olduğunugördüğü halde hışımla kapıya tekme vurmuş ve karnı yüklü olan FatımaAnamızın önce çocuğunu düşürmesi sonrada altı ay sonra vefatıylasonuçlanan elim hadise gerçekleşmiştir. Bu hadise İslam’ın mezhepselbölünmesinin en temel ikinci sebebidir.Ebu Bekir ilk işi Peygamberimizin Hz. Fatıma’ya sadaka olarak verdiğiFedek Hurmalıklarına el koymak olmuştur. Fatıma Anamızın tümitirazlarına rağmen kendisine hakkı olan Fedek geri verilmemiş. FatımaAnamız Hakka yürüdüğü güne kadar bir daha Ömer ve Ebubekir’e küsülüolmuş ve cenazesine katılmamaları için Hz. Ali’ye kendisini gecedefnetmesi vasiyetini bırakmıştır.Devlet görevlerinin ve yöneticilerinin genişlemesi haksızlıklarınartığı kölelerin tekrar edinildiği eşitlik dürtüsünün azaldığı dönemolmuştur.  Osman’ın iktidarı zamanında ise iş iyice ayyuka çıkmıştır.Emevilerin (Kureyş Kabilesi) önemli görevlere getirilmesi İslam’ınbaşındaki eşitlik dürtüsünün tamamen yıkılmasına sebep oldu.  SonuçtaHz. Ali ve oğulları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in Osman’ın evinin önündenöbet tutmaları bile yetmemiş ve Osman öldürülmüştür.Hz. Ali’nin sırası geldiğinde önce Cemel Vak’ası (Deve Olayı) (656)cereyan etti. : Hz.Ali’nin halifeliğini tanımayan Ebu Bekir’in kızı vePeygamber Efendimizin ikinci eşi Ayşe ve onun yanında yer alan Talhave Zübeyr, mücadele etmek ve kuvvet toplamak için Irak’a gittiler. Hz.Ali barışçı girişimlerinden sonuç alamadı. İki taraf, Kufeyakınlarında savaştılar.Savaş’ın en şiddetli bölgesi Ayşe’nin bindiği ” Asker ” adlı deveninetrafıydı. Bunun için bu olaya ” Deve Olayı ” denilmiştir. SavaştaTalha ve Zübeyr öldü. Ayşe’nin Medine’ye dönmesi sağlandı. Esir alınanBasra’lılar serbest bırakıldılar.Bu olay, Müslümanlar arasındaki ilk büyük savaştır. Hz. Ali bu olaydansonra Medine’ye dönmemiş, Irak’ın merkezi olan Kufe’ye yerleşmiştirSuikaste uğrayan Halife Osman bin Affan’ın öcünü almak, aynı aşirettenolduklarından Muaviye’ye düşmekteydi. Muaviye Osman’ın katillerininkovuşturmasını yapmadığından onların işbirlikçisi olduğunu iddiaettiği Ali bin Ebu Talib’nin hilafetini reddetti. Bununla birlikte,öncülüğünü (peygamberin eşlerinden) Ayşe, Talha ve Zubeyr bin elAvvam’ın yaptığı isyana da katılmadı. İsyanın ardından yapılan CemelSavaşı’nın galibi Ali Ayşe’yi affetti. Ali’nin sağladığı refakatçilereşliğinde Medine’ye giden Ayşe’ye maaş da bağladı.  Hz. Muhammet İslam sancağını diktiğinde Muaviye’nin ve babasınıniktidarına da son vermiştir. Hz. Muhammet’in dünyayı terkinden sonratekrar iktidara sahip olabilmek için çok mücadeleler vermiş sonundabeşinci halife olmuş yine başa gelmiştir. Kendi taraftarı olan Ayşeile beraber, dördüncü halife olan Hz. Ali’ye savaş açmıştır. Böylecebirçok masum Müslüman’ın kanının vebalini almıştır. Savaş sırasındaHz. Ali taraftarlarını etkisiz hale getirmek için mızrakların ucunaKuran’dan sayfalar taktırmıştır.Ayrıca Hz. Muhammet’te gelen vahiylerle dalga geçerek “Bana’da vahiygeldi” diyerek ortaya çıkmıştır. Allah şu ayetiyle ENAM 93 yalan düzüpAllah’a iftira eden veya kendine bir şey vah yedilmediği halde “Banavah yedildi” diyen kişi ile “Allah’ın ayet indirdiği gibi ben deindireceğim” diyen kimseden daha zalim kim vardır! Bir görsen ozalimleri ölüm dalgaları içindeyken. Melekler ellerini uzatmış,”Çıkarın canlarınızı!” diye! Bugün zillet azabıylacezalandırılacaksınız; çünkü Allah’a karşı gerçek dışı şeylersöylüyorsunuz ve çünkü O’nun ayetlerine karşı büyüklük taslıyordunuz.Hz. Muhammet ise bundan dolayı Muaviye’yi sürdürmüştür.Muaviyenin amcasının oğlu olan halife Osman ise sürgünde olanMuaviye’yi iktidara gelince sürgünden geri getirtmiş ve onu Valiatamıştır. Mısır’ı ele geçirdi ve Hz. Ali’nin 661 yılında suikastauğrayarak öldürülmesinin ardından halifeliğini ilan etmiştir. Bu zalimkişi 661’den 680’e kadar İslam devletini yönetmiştir. Böylece İslam’ınbozulmasında başrol oynamıştır. Kişiliği, yaptıkları ve bilhassainananların peygamberin gerçek halefi olduğuna inandıkları Hz.Muhammet’in damadı ve amcası oğlu Hz. Ali’yle savaşması nedeniylenesiller boyunca İslam’a inananlarca nefretle anıldı.İslam hızla yozlaşıyor, Arap milliyetçiliği diğer milletlerdenMüslümanlara yapılan eziyetler artıyordu. Muaviye oğlu Yezit’inkendinden sonraki halife olarak kabul edilmesini daha hayattaykengarantiye almaya çalıştı. Taraftarlarına Yezit’e bağlılık yeminiettirdi. Yezit başa geçince ilk iş olarak Medine valisine bir mektupyazarak Hüseyin bin Ali’ye değil, kendisine itaat etmesini, aksitakdirde bunu canıyla ödeyeceğini bildirdi. Peygamber efendimizintorunları Hz. Hasan zehirlenip, Hz. Hüseyin Küfe’lilerden kendisinebağlılıklarını sunan mektuplar alıyordu. Halife olduğunu ilan ederseHüseyin’i destekleyeceklerini söylüyorlardı.Hüseyin bu teklifleri ciddiye aldı ve Küfe’deki taraftarlarınıngerçekte olduğundan çok daha fazla olduğunu zannetti. Yaklaşık 70taraftarı ve ailesi ile Küfe’ye doğru yola çıktı. Sayıca fazla olmayanKüfe’li taraftarları Yezit tarafından bastırıldı. Hüseyin veberaberindekiler Kerbela’da Yezit’in 4500’e yakın adamıylakarşılaştılar. Burada meydan gelen savaşta Hüseyin ve taraftarlarınınhepsi öldürüldüler, ailesi esir alındı. Böylece yıllarca sürecek Emevisaltanatı başladı. Medine’ye geçişle birlikte İslam Devleti’nintemelleri atılmıştır.Bu devlet eşitlikçi kandaş hukuka tabi bir devlettir. Bu devletin hertuğlasında ortak akıl ortak emek vardır. Mekke’nin teslim alınmasıylayenildi sanılan Esbu Sufyan ve düşünceleri oğlu Muavi’ye ve torunuYezit’le tekrar iktidara gelmiştir. Eşit, Kandaş Müslümanlıkyenilmiştir. Böylece Muavi’ye Müslümanlığının temelleri atılmıştır.Emeviler döneminde İslam mezheplere bölünmüştür. İslamın dört hakmezhep olarak bildiği Hanefi, Maliki ,Hambeli ve Şafi mezhepleri de budönemde doğmuştur.Hanefi Mezhebinin kurucusu  Ebu Hanife (asıl adıNuman bin Sabit bin Zutadır. Tasavvuf bilgilerini Muhammed Bakır(beşinci göbek torunu) ondan sonra da Cafer-i Sadık’dan(Hz.Peygamberin Hz.Fatıma ve Hz.Ali’den altıncı göbek torunu) öğrendi.699 yılında Kufe’de doğup, 767’de Bağdat’ta öldürüldü. Müslümanlartarafından ehl-i sünnet itikadının lideri kabul edilir.Hanefi Mezhebinin kurucusudur. Müslüman inancında olanların %45-50’iHanefi mezhebindedir. Böylece Peygamber Efendimizin vefat ettiği 632yılından nerdeyse yüzyıl sonra üstelik ortada ne dört halife nesahabeler kalmışken bu dört hak mezhep kuruldu. İşte Emevilerinİslam’ı Muaviye Müslümanlığına döndürmeleri yüzlerce yıl süren Şii veSünni kavgasının ve kırımların özü. Aleviler İmam Caferi Sadık’ınsağlığında karşı çıktığı ama öğrencisi Ebu Hanife’nin öldürülüp adınakurulan mezhepten sonra Şiiler onun adına Caferi Mezhebini kurmuştur.Ama bu mezhep hak mezhep sayılmaz!İslam dinini 200 yüzyıl direnen Türk kavimleri Emevilerin kaderinideğiştirmiştir. Emevilerin Türk illerini istila ettikleri günlerinbirinde; Horasan illerinin üç Türk başbuğu zincirlere vurulmuş; Emevîmuhafızlarının ortasında yaya olarak götürülmektedir. Abdurrahman EbuMüslim, hicretin 100. miladın 722. yılında Azerbaycan’nın Kayıkköyünde doğmuştu. Ebu Müslim’in babası, bir daha yuvasına dönemedi.Çünkü onu Emevî valisi Yezit bin Mehlep yakalatarak idam ettirmişti.Türk tarihinde yer tutmuş büyük kahramanlardan biri de Ebu Müslim-iHorasanî’dir. Oğuz Türkmenlerinin tarihinde, yeni bir devir açan büyükbir kahramandır. Asırlarca Çinlilerin akınlarına göğüs geren OğuzTürkmenlerinin hürriyet ve istiklallerini batıdan gelen Emevilertehdit etmeye başlamıştı. Daha da ileri giden Emevîler, Türk elleriniyağma ve istila etmişlerdi. Bu esaret acısına tahammül edemeyenOğuzlar, bağırlarından yüce bir kahraman olan Horasanlı Ebu Müslim’içıkardılar. Müstevlilere karşı ihtilal bayrağını açan Ebu Müslim,milli mücadeleye girişti. Emevî ordularını yenip, İslam tarihinde yenibir devir açtı. Emevî saltanatına son vererek Abbasî Devletini kurdu.Ama iktidar tutkusu Abbasileri kışkırtan insanların varlığı EbuMüslim’in öldürülmesini sağladı.Oysa Ebu Müslim Horasani Emeviler ve Abbasiler döneminin halkkahramanıdır. Tarihin figüranı değil baş aktörü gerçek bir tarihyaratıcısıdır o. Köle iken ihtilal önderliğine yükselen birefsane-insan’dır. Horasan Spartaküsü derler adına. Bu yüzden bölgehalklarından Kürtler, Türkler, Acemler ve Araplar kendisine sahipçıkmış, onu öz evlatlarıymış gibi benimsemiş; her kavim, ‘Ebu Müslimbizdendir’ diyebilmiştir. Adına menkıbe ve destanlar yazılmış, Bâtıniakımlarca ‘tanrı-insan’ olarak algılanmıştır. Ebu Müslim ölmemiş, akgüvercin donuna bürünüp gökkuşağında gezer olmuş. Tarihte böylesineaktif rol oynayıp, yaşam öyküsü bilinmeyen çok az insan vardır.Türklerin İslamiyet’e geçiş süreci çok sancılı olmuştur. İslam’ageçtiklerinde ise o zaman muhalefete düşen kırımlara uğrayanHz.Muhammet ve ailesinin yani Hz. Ali ve Hz.Fatıma’nın evlatlarınınyanında olmuşlardır. Hoca Ahmet Yesevi binlerce müridini Anadolu’yagönderip bu toprakların İslamlaştırılmasıyla Horasan ErenleriAnadolu’nun taşına toprağına Şii Caferi Mezhebi ve Hz.Ali taraftarıolan İsmaili, Fatimi akımların içine kendi Şaman ve Türk kültürlerikatarak Alevi dediğimiz kültür deryasını oluşturmuşlardı. Alevilikelbette içinde Hz.Ali ve ailesine yapılan her türlü haksızlığa karşıçıkan bir yan vardır. Ama asıl bu iki anlayışı yan yana getirenPeygamber Efendimizin kandaş hukukta kurduğu İslam CumhuriyetininMuaviye Müslümanlığa dönüşünü engellemek isteyen Kırklar Meclisi gizliteşkilatını kuran Hz. Ali ve ailesine (Ehli Beyte) sahip çıkış vardır.Tarihte hep gizli örgütlenmelerinin temeli ta Kırklar Meclisi’ne kadardayanır. Bütün İslam’ı farklı algılayan kendi geçmiş ilkel komünalsınıfsız dinleriyle İslam’ın karışımı olan İslam Tasavvufunuoluşturmuşlardır. Bu Batıni akımlar Yavuz’un büyük kıyımından sonraAlevi ismiyle anılmıştır.Buraya kadar anlattıklarımız biraz tarih biraz mitolojiydi. Sonuçtabugün İslam Cumhuriyeti bazı konaklardan geçmiş günümüze gelmiştir.Ülkemizde 600 yıl hüküm süren Osmanlı kurucu unsuru olan TürkmenBatıni akımları özellikle Ahi Teşkilatının Şeyh Edebali’nin öğütleriniunutup hızla Muaviye Müslümanlığına geçerek Araplaşmışlardır.Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşın’da Aleviler’den büyük destek almışonların isteklerinin çağdaş, bilimsel, eşit bir düzen yaratmakolduğunu bilmiştir. Bununda o gün için Cumhuriyet olduğunu ortadadır.Bundan olayı Aleviler Cumhuriyet sahip çıkmaktadırlar. Eğer ömrü yetseidi Diyanet diye bir kurumun olmayacağı da ortada idi. Türkçe Ezan’labaşlayan süreç Türk Tarihinin araştırılması Hoca Ahmet Yesevi veHorasan Erenlerinin yapmak istediği gerçekleşecekti. Bugün Sünnikardeşlerimizin kafasını karıştıran İslam Uleması(bilim adamıdemiyorum)  bilgilerinin eksikliğinden çok işlerine öyle geldiği içinbu tarihi süreci yanlış aksettirmektedirler.Bir kere İslam Cumhuriyet (Asrı Saadet) hiçbir zaman kandaş eşitlikçihukukun dışına çıkmamıştır. Ne köleliği kutsamış, ne peygamberinailesini katletmeyi, ne diğer dinlerden insanlara saldırmayı, ne özelmülkiye kutsamıştır. Beytül Mal’dan özel mülkiyete, Bilal’i Habeşiazat eden kültürden binlerce kölelerinin olduğu Emevi, Abbasikültürüne. İslamı doğru okuyup doğru algılayacaksak bizde Hz.Ali’yiseviyoruz deyip kaçamak cevap vererek. Hz.Muhammet vefatından yüz yılsonra hak mezhep Hanefiliği çıkararak ve Diyanet bu Mezhebi resmimezhep ilan edip bugün Alevilere el uzatıp onları Sünnileştirmeyeçalışarak ne samimi olabilir ne de gerçekçi.Üstelikte şu unutulmasın ki Peygamber Efendimize saygısızlık ediliyor.Bugün yaşanan Asrı Saadet Müslümanlığı değil Muvaiye MüslümanlığınınABD elinde petro- dolarlarla Suudilerce Vahabilileştirililerekişbirlikçi hale getirilen halidir. Bununla barışmamız buna güvenmemizbunun samimiyeti beklememiz anlamsızdır.   Aleviler karındaş hukuktangelmiş ilkel komünal bölüşümcü gelenekleri Hz.Muhammed’in Asrı Saadetiile çelişmemektedir. Ama bugünün Muvaiye Müslümanlığıylaçelişmektedir. Gerçekte yollarımız ayrıdır. Bizim isteklerimizDiyanetten pay verilmesi değil Atatürk’ün başlattığı devrimlerinsürmesidir. Ölümüyle başlayan karşı devrimin son bulması ve MustafaKemal’in başlattığı bağımsız çağdaş laik demokratik bir cumhuriyetinyeniden inşa edilmesidir.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.